Redif ve Uyak

Redif

Dize sonlarında bulunan aynı görevdeki ses, ek ve kelime tekrarlarına redif denir.

Bir yoldu parıldayan gümüşten
Gittik, bahs açmadık dönüşten

dizelerinde “gümüş ve dönüş” sözcüklerine gelen “ten”ler ayrılma hâli ekidir. Dize sonlarında görevleri ve yazılışları aynı olan ekler redifi oluşturduğundan “ten”ler rediftir.

Hülya tepeler, hayal ağaçlar
Durgun suda dinlenen yamaçlar

dizelerinde “ağaç ve yamaç” sözcüklerine gelen “ler”, çoğul ekidir. Yazılışları ve görevi aynı olduğundan bu ekler rediftir.

Canan içinde yoksa eğer, cennet istemem
Duzahta varsa vuslat eğer rahmet istemem

dizelerinde “istemem” sözcükleri yazıları, görev ve anlamları aynı olduğundan rediftir.


Kafiye (Uyak)

Şiirde dize sonlarındaki ses benzerliğine uyak denir. Dilimizde dize sonlarındaki benzer seslerin sayısına göre uyak çeşitleri değişmektedir.

a. Yarım uyak: Dize sonlarında tek sesin benzerliğine dayanan uyak türüdür.

Kuru kütük yanmayınca tüter mi
Vakti gelmeyince bülbül öter mi

dizelerinde “mi” soru eki “er” de geniş zaman ekidir. Dolayısıyla “er mi” sesleri rediftir. Geriye kalan “t” sesleri ise yarım uyaktır. b.

Tam uyak: Dize sonlarında iki sesten oluşan uyak türüdür.

Hülyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var
Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar

Bu dizelerin sonunda “var” ve “sonbahar” sözcüklerinde “ar” sesleri tam uyaktır.

c. Zengin uyak: Dize sonlarında ikiden çok ses benzerliğine dayalı uyaktır.

Biçare gönüller, ne giden son gemidir bu
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu

dizelerinde “dir bu” rediftir. “gemi” ve “matemi” sözcüklerindeki “emi” sesleri ise zengin uyaktır.

d. Tunç uyak: Dize sonlarında bir sözcüğün başka bir sözcüğün içinde yer almasıyla oluşan uyak türüdür. Tunç uyak, iki veya daha fazla ses benzerliğiyle yapılır.

Gözlerin mavi mine Vuruldum perçemine
Aşkın beni çevirdi Aslı’nın Kerem’ine

dizelerinde tunç uyak vardır. Birinci dizedeki “mine” sözcüğü “perçemine” ve “Kerem’ine” sözcüklerinde yer almıştır.

e. Cinaslı uyak: Dize sonlarında yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerin oluşturduğu uyaktır.

Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç

dizelerindeki “geç” sözcükleri cinaslı uyaktır. “geç” sözcüğü birinci dizede “erken” sözünün karşıtı olarak kullanılmıştır. İkinci dizedeki ise “geçmek” eylemidir.


Kafiye Örgüsü

Uyak örgüsü, nazım biçimleriyle ilgilidir. Kullanılan nazım biçimlerine göre uyak örgüsü de değişebilmektedir. Uyak örgüsü, şiirde kullanılan uyakların harfler ve çizgiler yardımıyla şema hâlinde gösterilmesidir.

Düz uyak: Bir dörtlüğün bütün dizelerinin birbiriyle uyaklı ya da ilk üç dizesi birbiriyle uyaklı olup dördüncü dizesinin serbest şekilde olmasıdır. Her beytin kendi arasında uyaklı olması da düz uyak olarak değerlendirilebilir.
Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın    ...... a
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın   ...... a
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın      ...... a
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın ...... a

Çapraz uyak: Dörtlüklerde, 1. dize ile 3. dizenin; 2. dize ile 4. dizenin uyaklı olmasıdır.
Ne doğan güne hükmüm geçer   ...... a
Ne hâlden anlayan bulunur         ...... b
Ah aklımdan ölümüm geçer        ...... a
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur  ...... b

Sarma uyak: Dörtlüklerde, 1. dize ile 4. dizenin; 2. dize ile 3. dizenin uyaklı olmasıdır.

Balkonlara, yalılara dalar düşünürüm        ...... a
O günler uzaklaşan yelkenlerin peşi sıra    ...... b
Akan bulutlar gibi geçmiş: ne iz, ne hâtıra ...... b
Sır şimdi bunca güzel hayat, güzel ölüm    ...... a